13/12/2009 - Sevdim Seni

Kızdığım oldu zaman içerisinde,sesimi yükselttim
sessizliğimde ve kırdığım oldu belki istemediğim halde.
Ne konuşmayı başardık ne anlaşmayı,yinede sevdim seni...
Yorulduğum oldu zaman zaman kovalamaktan,bazende kaçmaya çalışmaktan,kararsızlıklarım oldu benimde,cevaplarını hiç veremediğim basit fakat tanımsız...
Bildiğim oldu vazgeçmem grektiğini ve bazende kalmamın en iyisi olacağını,en Büyük acı şüphelermiş,canımı yakan bilinmezliğindeki Harikalarmış...
Kızdığım oldu ve küstüğüm tabi,sevgimin her gün biraz daha büyüdüğü dönemde ne kalabildim nede gidebildim,korktum,yoruldum ...
Yinede sevdim seni...
Merve ERGENE
|
|
Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
12/12/2009 - Deymeli
Seveceksen birini sevdiğine deymeli
Sevmene kızmana üzülmene deymeli
Koştuğuna deymeli kaçtiğına deymeli
Onun için cehennemde yandığına deymeli
Yanında olmaya da kalmaya da deymeli
Kavga da etsen kelamına deymeli
Affettiğin zaman ettiğine deymeli
Canım demeye benim demeye deymeli
Sarılmana deymeli sokulmana deymeli
Üşüyünce ellerini tuttuğuna deymeli
Yanında yürürken dik durmana deymeli
Uzakta olduğunda özlemene deymeli
Yanına döndüğünde kavuşmana deymeli
Onsuz gecen zamanlarda gözyaşına deymeli
Yanilmene deymeli yenmene deymeli
Deymeli savaşmana sevişmene deymeli
Gözlerine baktığında gördüğüne deymeli
Seviyorum dediğinde yandığına deymeli
Dokunmana deymeli sarılmana deymeli
Yürekteki yangınına katlanmana deymeli
Deymeli paylaşmana her derdi kederini
Deymeli göstermene en çocuksu sevincini
İhticacı varken sana desteğine deymeli
En ürkek anlarinda kanat germene deymeli
Deymeli verdiklerine aldıklarına deymeli
Yüreğine aldığına tuttuğuna deymeli
Ümit_
|
|
Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
12/12/2009 - Dilim Varmıyor
Siliyorum bu gece senden kalan tüm izleri...Geri alıyorum gözlerine bıraktığım hayalimi ...Bir tek sevdam kaldı şimdi senin kalbinde...Onu da ister azad et ister en derine kilitle...Özgür bıraktım seni ister kanat çırp göklere ister düş yüreğinin peşine…Bu yolun ne dönüşü var artık ne gecikmiş pişmanlığı..Anladım ki yetmiyor bazen bin bir kelime…yetmiyor bin pişmanlık geçmişe dönmeye…Hayat mı yazık etti yoksa biz mi bu sevgiye…Geri alıyorum sana verdiğim her neyse acı yada mutluluk…Çaba karşılıksızsa ne yapsak nafile bunu anlamaksa başlı başına bir işkence.. ..Keşke cesaretim olsa eski umutları yeniden yeşertmeye..Yeniden denemeye yürekten ümit etmeye beklemeye sabretmeye…Hala dilim varmıyor bu aşk bitti demeye….......Ümit
|
|
Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
26/11/2009 - BİRAZ DA GÜLELİM :)
Dünyadaki en ilginç ölümlerden bazıları
Yaşamak kadar gerçek olan ölüm, kabullenilmesi zor bir durum. Ölüm, sadece
trafik veya uçak kazalarıyla gelmiyor. Çok küçük işler gibi görünen birçok
olay da can kaybına neden olabiliyor. Kişinin karşısına nerede ve nasıl
çıkacağı belli olmayan ölüm, bazen ilginç vesilelerle geliyor.
İşte en ilginç ölümler:
- Buenos Aires'te karısına sinirlenip onu öldürmeye karar veren adam, otelin
23. katındaki odalardan karısını aşağıya atar. Kadın elektrik tellerine
takılır. İşini sağlama almak isteyen adam, karısının peşinden atlar. Tellere
tutunamaz, yere çakılır.
- Mısırlı çiftçi, Nil Nehri'ne düşen tavuğunu kurtarmak için suya atlar.
Ancak girdaba yakalanır. Kıyıya dönemeyince, bağırarak yardım ister. Bu kez
oğlu atlar suya. O da girdaba kapılır. Beraberce yardım isterler. Derken
adamın kızı, karısı da aynı kaderi paylaşır. Sonunda tavuk kurtulur ama
ardında 6 ölü bırakır.
- Iraklı terörist Khay Rahnajet, içinde bomba olan paketi postayla suikast
adresine göndermeye kalkar. Ancak yeterli sayıda pul yapıştıramadığı için,
paket ev adresine geri gönderilir. İçinde bomba olduğunu unutan acemi
terörist paketi açar ve sonrası malum.a
- Astronot biliminde çığır açan Danimarkalı bilim adamı Tycho Brahe,
vaktinde tuvalete giremediği için öldü. 16. yüzyılda yemek bitmeden sofradan
ayrılmak hakaret sayılırdı. O gece, şölene gelmeden önce tuvalete girmeyi
unutmuştu. Yemekte içkiyi fazla kaçıran Brahe, izin isteyemeyecek kadar
nazikti. İdrar kesesi patlayan bilim adamı, 11 gün acı çektikten sonra öldü.
- Güney Afrika'nın Cape Town Şehri'ndeki bir hastanede gizemli olaylar
oluyordu. Üstelik ölümlerin hepsi, cuma günleri 311 numaralı yoğun bakım
odasında gerçekleşiyordu. Hemşireler ve doktorlar buna bir çözüm
bulamayınca, devreye polis girdi. Araştırmalar sonuç vermedi. Sır ölümlere
uzun süre açıklama getirilemedi. Uzmanlar, odanın havasını bakteriyolojik
olarak kontrol ettiler. Sonuç sıfırdı. Bu arada ölümler devam etti. Sonunda
oda sürekli olarak gözetim altına alındı ve neden ortaya çıktı. Cuma
sabahları saat 06.00'da odaları temizleyen görevli, hastanın başındaki
solunum cihazının fişini çekerek elektrik süpürgesinin fişini takıyordu.
- Marco ve Roberto adlı iki kardeş, hiç geçinemiyorlardı . Roberto'nun sık
sık kendisiyle dalga geçmesine dayanamayan Marco, kardeşini öldürdü ama onun
ölümünden 5 dakika sonra kendisi de öldü. Çünkü Marco ile Roberto, aynı
donanım sistemini paylaşan ikizlerdi. Roberto ölünce, Marco'nun da kan
dolaşımı durmuştu.
- ABD'nin Alabama Eyaleti'nde 25 yaşındaki bir asker tükürme alışkanlığının
kurbanı oldu. Pencere kenarında oturarak tükürüğünü sokak lambasına isabet
ettirmeye çalışan bir asker, dengesini kaybedip 11. kattan düşerek hayatını
kaybetti.
- 1995 yılında Coca Cola makinesinden bedava soda almaya çalışan bir adam,
aniden fırlayan kola kutusu yüzünden hayatını kaybetti.
- Jake Fen isimli Macar adam, eşini korkutmak için kendisini asmış pozu
verdi. Eve gelen eş, kocasını o halde görünce bayıldı. Kapıyı açık gören
komşu kadın içeriye girince, iki cesetle karşılaştığını sanıp evi soydu.
Topladıkları ile çıkarken, Jake kadına bir tekme attı. Cesedin canlandığını
sanan kadın, korkudan öldü.
- New York'ta caddede bir adama araç hafifçe çarptı. Adama bir şey
olmamıştı. Şoförle konuştu ve kalkacakken olayı gören biri yanına gelerek,
kalkmazsa sigortadan para alabileceğini söyleyince yeniden aracın önüne
yattı. Araç sürücüsü ise adamın gittiğini düşünerek gaza bastı ve adam öldü.
- Bayan Carson, Amerika'nın New York Kenti'nde yaşıyordu. Bir gün eğlenmek
için cenaze işleri yapan bir şirketle anlaştı. Şirket eve telefon etti ve
bayan Carson'un kalp krizi geçirip öldüğünü söyledi. Aile hemen koştu. Bu
sırada tabutun içinde yatan bayan Carson, birden doğruluverdi. Ama kızı o
anda kalp krizi geçirip öldü.
- Romollo Ribaldo, işsizdi. Pisa Kenti'nde oturan 42 yaşındaki bu İtalyan,
bir gün tabanca ile intihar etmeye hazırlandı. Eşi onu engellemek için dil
döktü. Sonunda Romolo, ağlamaya başladı ve intihardan vazgeçip silahını yere
fırlattı. Ateş alan tabancadan çıkan mermi eşine isabet etti ve eşi öldü.
- Sibirya'nın köylerinden birinde cenaze mezarlığa götürülüyormuş. Mısır
tarlasının ortasında, tabut köylülerin ellerinden düşüvermiş. Tabutun
içindeki ceset düşüp dereye yuvarlanmış. Akıntı, cesedi dinamitle avlanan
balıkçıların yanına sürüklemiş. Balıkçılar 'Acaba adamı dinamitle biz mi
öldürdük?' diye endişeye kapılarak, cesedi askeri kışlanın tellerine
bırakmışlar. Nöbetçi er, bölgeye birinin yaklaştığını düşünerek cesedi
yaylım ateşine tutmuş. Hemen ambulans çağrılmış. Delik deşik olan ceset,
hastaneye kaldırılmış. Operasyon 6 saat sürmüş. Ameliyattan çıkan doktor,
alnından akan terleri silmiş ve 'Çok zor oldu ama galiba yaşayacak' demiş
- 1983'te mağazada hırsızlık yaparken yakalanan San Diegolu bir kadın,
polislere 'eğer onu bırakmazlarsa' morarana kadar nefesini tutacağını
söyledi. Polisler kadını bırakmadılar, o da gerçekten ölünceye kadar
nefesini tuttu.
- Bir fil bakıcısı filin temizliği ile ilgilenirken filin posasının altında
kalıp can vermiş.
- Bir lunaparkın 2 kafadar gece bekçisi, park kapandıktan sonra dönen
salıncaklara binmeye karar vermişler. Yönetici kabinine girmişler, aleti
çalıştırmışlar. Makinenin ısınması için 1 dakika kadar süre gerekiyor tabii.
Salıncaklara bir güzel kurulmuşlar. 1 dakikalık süre geçmiş, alet çalışmaya
başlamış. Ama 2 kafadar, seans süresini ayarlamayı unutunca bütün gece
kusarak ölmüş.
Bunlar da ilginç ölüm nedenleri:
- Her yıl, çatıya çıkıp anteni değiştirenlerden bin 800 kişi can veriyor.
Çatıdan düşen ama ölmeyenlerin sayısı da 2 bin civarında.
- Özellikle son yıllarda, cinsel ilişki sırasında ölenlerin sayısında
oldukça büyük bir artış var. 1 yılda bin 500 kişi seks yaparken can veriyor.
- Dünyanın en zor mesleklerinden biri de kuşkusuz otomobil tamirciliğidir.
Her yıl, bu iş sektöründe 900 kişi hayatını kaybediyor.
- En fazla ölümlerin yaşandığı iş kollarından biri de boyacılık sektörü.
Dünya üzerinde her yıl bin 100 kişi, boya merdiveninden düşerek ölüyor.
- Her yıl 33 bin kişi, yanlış iğne nedeniyle ölüyor. Özellikle Afrika'da, bu
tarz ölümler artık normal sayılıyor.
- Her yıl, gömlek veya pantolon düğmesi dikerken 299 kişi ölüyor. Dikiş
sırasında iğneyi vücuduna batıranlardan bazılarının ölüm nedeni: Bulaşıcı
hastalık.
- Her yıl, 2 bin 480 kişi ampul değiştirirken elektrik çarpması nedeniyle
ölüyor.
- İlginç ölümlere maruz kalanlardan bazıları da kasa görevlileri. Her yıl ya soyguncuların kurşunu ya da müşterilerle tartıştıkları için 6 bin 500 görevli ölüyor.
|
|
Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
5/11/2009 - Üşüyorum

Sensizim.. Üşüyorum!
Bu dinlediğim son şarkı bizim üstümüze söylenmiş. Kilit vurdum kalbime, umutlarıma. Ne bundan böyle sevdaya dair bir şeyler beklenebilir yüreğimden ne de nefret edebilirim birinden. Ben hamal değilim ki; hep kahrını taşıyım ömrün; Alın atık üzerimden hayata dair ne varsa. Alın sevdaya dair acıları, paylaşın aranızda...
Sen sanıyorsun ki, kolay geliyor gidişin bana.. Arkanı döndüğün ilk andan gözlerim gülecek mi yeniden sanıyorsun? Söylesene! Sen ne sanıyorsun aşkı, sevgiyi, söylesene! Kolay olan, kaçmaksa, yalansa, vazgeçişse; ben zor olanı seçiyorum ve Seni Hala Seviyorum.
Sen öyle san, farzet ki her şey çok kolay... Gittiğini sandığın sen, giderken bende kalanlarını, yani seni, yani aşkı, yani bizi alamayacaksın benden.... Geri vermeyeceğim onları, benim onlar, bana ait.
Biliyor musun, acı olan asla gidişin değil.. Belki bir gün sevmeyi öğrendiğin de yanında ben olmayacağım.. Bir sabah gözlerini yeni doğan güne açtığında başkası olacak yatağında.. Benim içinse sadece "sen" var olacak baktığım her yerde... Ve işte ilk defa o gün sebepsiz ağlayacağım, o gün yaan yağmur gizlemeyecek gözyaşlarımı. Kim bilir belki de aynadaki hayalin ilk kez asacak suratını bana ve o sabah sensiz ve üşümüş uyanacağım!
Her şeyin bir bedeli var biliyorum ve bende bu bedeli ödüyorum. Ödediğim bedel sensizlik, yalnızlık, aşksızlık Oysa yüreğim her şeye rağmen mutlu olmanı diliyor....
Seni bulduğum yerden başlıyorum yürümeye.. Seni düşünüyor ve gecenin ayazında üşüyorum.. Veda bile etmeden gidişin geliyor aklıma, sadece susuyorum
|
|
Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
5/11/2009 - SEN

Sen esaretim sen hürriyetimsin,
Çıplak bir yaz gecesi gibi yanan etimsin,
Sen memleketimsin.
Sen ela gözlerinde yeşil hareler,
Sen büyük güzel ve muzaffer,
Ve ulaşıldıkça ulaşılmaz olan hasretimsin...
Sen, benim adını,
Sen, benim yumuk ellerinin tadını bilmediğim!
Sen,benim öpüp yüzünü kaşını, gözlerinin yaşını
Dudaklarımla silmediğimsin
Belki o kadar tatlı ki, gözlerin
Rüyasız uykulara benziyor.
Belki ılık, serin, baharda sulara benziyor.
Belki yıldızsız geceler gibi kara.
Belki cevapsız bilmeceler gibi derin.
Benziyor ufuksuz ufuklara.
Ellerin avucumda, adın dilimin ucunda.
Dostum,arkadaşım,sevgilim,
Ne yazık, ne yazık ki, sana
Bir defacık olsun bakamadım,
Gözlerine su gibi, uyku gibi akamadım...
Sen, benim adını,
Sen, benim yumuk ellerinin tadını bilmediğim!
Sen, benim öpüp yüzünü kaşını,
Gözlerinin yaşını, dudaklarımla silmediğimsin
|
|
Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
4/11/2009 - Anneme..

Hayat istemesemde beni isyan etmeye zorluyor Anne..Zaman geçmiyor gibi görünsede yıllar aldı herşeyin en güzelini benden..Eskiden oyunlar oynardım şimdi hayatın oyunlarında strateji geliştiriyorum..Hayatın sahnesi büyüdükce, geliştikce oyuncular arttı ama kişilikler bozuldu Anne..Anlıyorum ki senin anlattığın masallar sadece masalmış çünki dünya oradaki kadar güzel değil Anne..Okuduğum destanlardaki kahramanların hiçbirisi yok kimsede cesaret kalmamış Anne..Aşk yok deniyor kimse saygılı değil ki sevgili olsun Anne..Bakıyorumda zaman çabuk geçmiş ve ben MAALESEF büyümüşüm Anne...
Merve_
Biricik kızımın bir yazısınıda paylaşmak istedim...Teşekkürler prensesim..Seni Seviyorum..
|
|
Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
4/11/2009 - ELVEDA BİRTANEM

ELVEDA BİRTANEM
Anladım Birtanem..... Ben geçmişte kalmışım Bugününde yokum Yarınındada olmayacağım. Hakkımda hükmünü vermişsin Ama.....söylemeye dilin varmıyor Halbuki ben senin en çok dürüstlüğünü sevmiştim.
Değişmişsin belli.......herkes gibi olmuşsun. Kabullenemediğim ruhsuz sözcükler dudaklarında "Beni böyle kabul etmelisin"diyorsun karşı kıyıdan. Bir başka kıtadan geliyormuşçasına sesin "Ben böyle oldum"diyorsun "Benim ruhumu öpmeyi unuttun"diyorsun. Belki de haklısın kendince. Yıllarca, hayata hergün kinlendin Kimileri tarafından kahrettin bir şeylere yıllar boyu. Bir yere kadar geri çekilebilir insan. Bir an gelir sırtın duvara yaslanır. Geri gidemezsin artık. Geriye tek bir şey kalır………saldırmak Ama bu arada yanlış kişiye saldırmakta vardır. Geçmişin hıncı ile hata yapmakta vardır. Bir mum söndü içimde birtanem. Karanlıkta kaldım. Ne yapacağımı nereye gideceğimi bilemedim. Hoş gidecek ikinci bir kapımda yoktu zaten. Neyleyim bugünleri yaşamakta varmış kaderde. Bir zamanlar bir bahar rüzgarıydın saçlarımda bedenimde dolaşan. Heyhat....bugün kasırga misali hoyrat. Sürüklüyorsun beni hüzün girdaplarına.
Çıkmaya uğraşmalımıyım diye düşünüyorum. Yoksa böyle bir duyguyu özlemişmiyim…..bilmem. Karar vermek çok zor oldu birtanem Ama vermek zorundaydım. Çünki sen zordaydın….yalan söylemeyi sevmezdin. Ama kırılmamam için…yalan söylüyordun. Kurtarmalıydım seni bu çıkmazdan….. HAYATINDAN ÇIKARAK.....
Birde benim açımdan bir açmazım vardı. Son bir kez denedim sana ulaşmayı….. aylar sonra Gerçekle yüzleşmek çok zormuş. Kabullenmek….. asla mümkün değilmiş. Katlanmak….hiç alışık olamadığım bir duygu. Katlanamadım birtanem …..katlanmayacağımda. Katlanırsam sana haksızlık etmiş olacağım zira. Sen istemeden yalan söylemeye devam edeceksin. Ben kahrolarak…”yine yalan söylüyor diyeceğim”….sessizce Seni geçmişteki halinle yaşatmalıyım gönlümde. Bunun içinde yeni bir hayata başlamalıyım. Seni görmeden..Sesini duymadan. Ama seni sevmeye devam ederek…..
Buraya kadarmış…… Elveda …..BİRTANEM…… Alıntı
|
|
Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
4/11/2009 - Birazda gülelim :)
Urfalının Biri Mezarında Yatan Babasını Ziyaret ediyor:
Babo nasısan, eyimisen? Gene Fatihayı gaptın, keyfin yerinde. Oraları bilmem amma... Buraları bura olmaktan çıhmış gayri. Mezarıydan galksan,gafayı yersen. Öldüğüye sevinirsen...
Sıra geceleri bitti artık. Şindi Bitliste beş minare de yok. Hasangalasında caketim de galmamış. Hem Urfa dağlarında ceylanlar da gezmiy. Herkes: Şak-şuka, şaka da - şuka söylüy...
Ne mırranın, ne de gayfenin dadı galdı, Gayfenin neslisi çıkmış, südü de içinde. Gaçak çay da hepden gaçak olmuş, Sallama içiyler.. Ahhh.. Şu gavur icadı televizyon yokmu? Tam üç tene eve aldım,gene de acans dinliyemiyem. Gumasının yüzünden gocasından ayrılan böyük gız, Yaseminin penceresinden bakmazsa göremiymiş. Öbür oğlan Gurtlar Vadisi. Hele o güççüğü yokmu ? Sen görmedin. Saçını hep Amerikan kesdiren, Gözü , gulağı oynuy namıssızın. Acun Firarda diy, başka bişey demiy Turizm dersine eyi geliymiş. Valla yalan, Mahsadı çıbıldak garılara baha...
Torunun Şehmuzla iftihar etmelisen, Aletirik Mehendisi çıktı. İş bulamadı, galdırım mehendisiyem diy. Galdırım da yok ya, çamırlarda debeleniy, duruy... Babo bi de telefon çıkmış,minnacık. Şalvarın cebine on tene sığar şerefsizim. Tele-fon amma teli,meli yok. Eyi bişey de çok yalan söylüy. Ben Siloyu tarlada görüyem, Aradığın gişiye ulaşılmıy diy. Ancaaa foturaf bilem çekiy vallaha...
Bu cümma rühuya hatim indirecektik; Mevlüt Hoca nazlanıy,boğazı ağrıymış. Yoh gendini üçaylara hazırlıymış... Eve iki tene CD göndermiş, Bunuyla gırk hatim iner demiş. Eh..Sen de bunuyla idare edersiy. Dünya işleri bitmiy. Şindi bana müsade; Aşağı kepir tarlaya gidiyim. Golf oynuyacağım da...:)
|
|
Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
14/10/2009 - Seni Seviyorum

Seni Seviyorum Çünkü
Her sabah kalktigimda yasamak icin tek nedenim sen varsin Fakat seni sevmek icin binlerce nedenim var Seni Seviyorum Çünkü Bu siyah beyaz dünyada tek renk sensin Bir ressamin fircasindan cikmiş qibi Ama alalade bir renk deqil Gökkuşaqinin her tonunu qölqede bırakan bir renk… Seni Seviyorum Çünkü Bu soğuk qünde icimi isitan bir esinti qibisin Hafiften esiyorsun iliklerime işleyerek Sonra da kaybolup qidiyorsun daha nereden qeldiqini anlayamadan Seni Seviyorum Çünkü Seni sevmekten baska birsey qelmiyor icimden O kadar doqalki bu duyqu Ruhumun derinliklerinde Sanki doğduğumdan beri var Sadece ortaya çıkmak için Seni bekliyordu Seni Seviyorum Çünkü Sensiz bir yasami artik düsünemiyorum Sensiz bu kuru dünyada yasamaktansa Ölümün soğuk nefesini öpmeyi bir daha seni hic qörmemektense hayata arkamı dönmeyi tercih ederim Seni Seviyorum Çünkü Ne zaman bir ask siiri duysam mısralardan sen akiyorsun Ne zaman eski bir şarki qelse kulaqima Gitar telleri arasindan suzulen notalar seni qetiriyor bana Seni Seviyorum Çünkü Seni Sevmeyi Seviyorum Seni koklamayi seviyorum Sana dokunmayi seviyorum Seni Seviyorum Çünkü Ölene kadar yok olana kadar seninle olsam Bu heralde bir ceza qibi qelir Daha cok senle olamadığım icin Seni Seviyorum Çünkü Senin tarafindan Sevilme fikri bile bir insani hayati boyunca mutlu edebilecek kadar qüzel ve asil Seni Seviyorum Çünkü Seni anlatmak icin misralar yetmiyor Dusunuyorum bir kiş qecesi bunu yazarken Acaba kac sair senin qüzelliqini anlatmak icin binlerce misra yazdi Seni Seviyorum Çünkü Senin qülümsemen qünesin doqusu qibi Insana herseyi unutturuyor Sadece seyredip tadina varma hissi uyandiriyor Seni Seviyorum Çünkü Bu kadar nedenden sonra bile seni ne kadar SEVDİĞİMİ anlatamadım...
Alıntı
|
|
Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
|
Hakkımda
hobi
Kategoriler
Arkadaşlarım
• Blogcu Yardım • dunyakursuni • huzunrengi
|